T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
| ||||
|
| |||
Sayı | : | B.07.1.GİB.4.06.16.01-120-[40-11/1]-993 | 14/11/2011 | |
Konu | : | İşveren tarafından çalışanları adına ödediği grup sigorta poliçe bedellerini doğrudan gider yazıp yazamayacağı. |
|
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketiniz tarafından çalışan personeliniz ile personelinizin bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocuklarına, merkezi Türkiye'de bulunan sigorta şirketince grup sigorta poliçesi ile özel sağlık sigortası yaptırıldığı, çalışanlarınız için ödenen sigorta bedellerinin tamamının şirketiniz tarafından ödendiği, ancak çalışanların bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocuklarına ait sigorta bedellerinin bir kısmının çalışanlarca karşılandığı, ayrıca çalışanlarınızın kendilerine ve bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocuklarına ait şahıs sigorta poliçeleri ile bireysel emeklilik sistemine katkı payı ödedikleri belirtilerek, şirketinizce grup sigorta poliçesi kapsamında ödenen özel sağlık sigortası bedellerinin Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin (3) numaralı bendinde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirketinizce doğrudan gider yazılıp yazılamayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş; aynı maddenin ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca, safi kurum kazancının tespit edilmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi yanında Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, aynı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirileceği hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 61 inci maddesinde; "Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlananve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmüne yer verilmiştir.
Yine aynı Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde; sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla, ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarının ücretin safi değerinin tespiti sırasında indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmış veindirim konusu yapılacak prim, aidat ve katkıların toplamının, ödendiği ayda elde edilen ücretin %10'unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için ödenen primlerde, ödendiği ayda elde edilen ücretin %5'ini ) ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacağı belirtilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, grup sigorta poliçesi kapsamında şirketiniz tarafından çalışanları ile eş ve çocukları adına ödenen özel sağlık sigortası tutarlarının, personelinize yapılan ücret ödemesi olarak kabul edilmesi ve ücret bordrosuna dahil edilerek Gelir Vergisi Kanununun 94, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Dolayısıyla, ücret olarak vergilendirilmesi gereken söz konusu menfaatlerin tamamının Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında gider olarak indirilebileceği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
|
|
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.