Buradasınız

- VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞLERİ

Resmi Gazete No: 17799 Resmi Gazete Tarihi: Çarşamba, 1 Eylül, 1982 Adı: UID: 1PYG7FAMZ9FTJ5MQ
İçerik:

213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan defter ve belge düzenine ait hükümlerde, 29/6/1982 gün ve 17739 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2686 sayılı Kanun ile bazı değişiklikler yapılmıştır. Vergi Usul Kanununun mükerrer 185, 232 ve 233 üncü maddelerinde yapılan bu değişikliklere ilişkin olarak uygulamada doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1. Bilanço esasında defter tutan mükellefler tarafından günlük perakende satışlarla sair hasılatın topluca yazılabildiği Günlük Kasa Defteri'ne, yapılan değişiklik ile günlük ödemelerin de topluca yazılabilmesine imkan tanınmıştır.

Bundan böyle mükellefler, belgelerine dayanmak suretiyle günlük hasılatları ile günlük ödemelerini bir kalemde Günlük Kasa Defterine yazabileceklerdir.

2. a) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin perakende olarak sattıkları emtia veya yaptıkları iş ve hizmet karşılığında fatura kesmek zorunda oldukları bin liralık had on bin liraya yükseltilmiştir.

Buna göre anılan mükelleflerin on bin lirayı aşan perakende emtia satışları veya yaptıkları iş ve hizmetler karşılığında mutlaka fatura düzenleyerek müşterilerine vermeleri gerekmektedir.

b) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, perakende satışları veya yaptıkları iş ve hizmetler ile ilgili olarak müşteriler tarafından fatura istenilmesi halinde, on bin liralık hadde bakmaksızın fatura vermek zorundadırlar.

Bu durumda, satın alınan emtianın veya yapılan iş ve hizmetin, bedeli on bin liradan az olsa dahi, müşterilerin emtiayı satandan veya iş ve hizmeti yapandan fatura istemeleri halinde de fatura kesilmesi gerekmektedir.

c) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, perakende satışları veya yaptıkları iş ve hizmet karşılığının on bin liranın altında olması ve müşteriler tarafından fatura istenilmemesi halinde ise, bu satışlar veya iş ve hizmetler karşılığında müşterilere perakende satış fişi veya giriş ve yolcu taşıma biletleri vermek zorundadırlar. Makineli kasa kullanılıp da müşteriye fiş verilmemesi durumunda, perakende satış fişi düzenlenmesi ve müşteriye verilmesi mecburidir.

Başka bir ifade ile, fatura verme mecburiyeti bulunmayan emtia satışlarının veya yapılan iş ve hizmetlerin, perakende satış fışi, makinalı kasa kayıt rulosu veya giriş ve yolcu taşıma biletleri ile tevsik edilmesi icabetmektedir.

Perakende satış fişi, makinalı kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarının gösterilmesi zorunludur.

d) Ayrıca birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin :

_ Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,

_ Serbest meslek erbabına,

_ Kazançları götürü usulde tespit olunan tüccarlara

_ Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere,

_ Vergiden muaf esnafa,

Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için, satılan emtianın veya yapılan işin bedeli ne olursa olsun fatura vermeleri, emtiayı satın alan veya hizmeti yaptıran bu kimselerin de fatura istemeleri ve almaları mecburidir.

3. a) İşletme Vergisi mükellefleri tarafından hizmetin ifası anında veya perakende satış sırasında düzenlenerek müşteriye verilen faturaların, bu faturalarda İşletme Vergisinin ayrıca gösterilmesi şartıyle, "Perakende Satış Vesikası" yerine geçmesi esası kabul edilmiştir.

Buna göre faturalarda İşletme Vergisinin ayrıca gösterilmesi ve bu şekilde müşteriye verilmesi halinde İşletme Vergisi Perakende Satış Vesikası düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

b) İşletme Vergisi mükellefleri tarafından bu vergiye tabi mal ve hizmetler için Perakende Satış Vesikası düzenlenmesi gerektiğinden bu tür satışlar veya hizmetler için ayrıca perakende satış fişi kesilmiyecek, diğer bir ifade ile İşletme Vergisi Perakende Satış Vesikası, perakende satış fişi yerine geçecektir.

4. Defter ve belge düzenine ilişkin olarak yukarıda açıklanan esaslar dışında 141 ve 143 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yapılan açıklamaların da dikkate alınması gerekmektedir.

Tebliğ olunur.




(*) Güncelliği Kalmamıştır.

İçerik 1:

213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan defter ve belge düzenine ait hükümlerde, 29/6/1982 gün ve 17739 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2686 sayılı Kanun ile bazı değişiklikler yapılmıştır. Vergi Usul Kanununun mükerrer 185, 232 ve 233 üncü maddelerinde yapılan bu değişikliklere ilişkin olarak uygulamada doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1. Bilanço esasında defter tutan mükellefler tarafından günlük perakende satışlarla sair hasılatın topluca yazılabildiği Günlük Kasa Defteri'ne, yapılan değişiklik ile günlük ödemelerin de topluca yazılabilmesine imkan tanınmıştır.

Bundan böyle mükellefler, belgelerine dayanmak suretiyle günlük hasılatları ile günlük ödemelerini bir kalemde Günlük Kasa Defterine yazabileceklerdir.

2. a) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin perakende olarak sattıkları emtia veya yaptıkları iş ve hizmet karşılığında fatura kesmek zorunda oldukları bin liralık had on bin liraya yükseltilmiştir.

Buna göre anılan mükelleflerin on bin lirayı aşan perakende emtia satışları veya yaptıkları iş ve hizmetler karşılığında mutlaka fatura düzenleyerek müşterilerine vermeleri gerekmektedir.

b) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, perakende satışları veya yaptıkları iş ve hizmetler ile ilgili olarak müşteriler tarafından fatura istenilmesi halinde, on bin liralık hadde bakmaksızın fatura vermek zorundadırlar.

Bu durumda, satın alınan emtianın veya yapılan iş ve hizmetin, bedeli on bin liradan az olsa dahi, müşterilerin emtiayı satandan veya iş ve hizmeti yapandan fatura istemeleri halinde de fatura kesilmesi gerekmektedir.

c) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, perakende satışları veya yaptıkları iş ve hizmet karşılığının on bin liranın altında olması ve müşteriler tarafından fatura istenilmemesi halinde ise, bu satışlar veya iş ve hizmetler karşılığında müşterilere perakende satış fişi veya giriş ve yolcu taşıma biletleri vermek zorundadırlar. Makineli kasa kullanılıp da müşteriye fiş verilmemesi durumunda, perakende satış fişi düzenlenmesi ve müşteriye verilmesi mecburidir.

Başka bir ifade ile, fatura verme mecburiyeti bulunmayan emtia satışlarının veya yapılan iş ve hizmetlerin, perakende satış fışi, makinalı kasa kayıt rulosu veya giriş ve yolcu taşıma biletleri ile tevsik edilmesi icabetmektedir.

Perakende satış fişi, makinalı kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarının gösterilmesi zorunludur.

d) Ayrıca birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin :

_ Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,

_ Serbest meslek erbabına,

_ Kazançları götürü usulde tespit olunan tüccarlara

_ Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere,

_ Vergiden muaf esnafa,

Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için, satılan emtianın veya yapılan işin bedeli ne olursa olsun fatura vermeleri, emtiayı satın alan veya hizmeti yaptıran bu kimselerin de fatura istemeleri ve almaları mecburidir.

3. a) İşletme Vergisi mükellefleri tarafından hizmetin ifası anında veya perakende satış sırasında düzenlenerek müşteriye verilen faturaların, bu faturalarda İşletme Vergisinin ayrıca gösterilmesi şartıyle, "Perakende Satış Vesikası" yerine geçmesi esası kabul edilmiştir.

Buna göre faturalarda İşletme Vergisinin ayrıca gösterilmesi ve bu şekilde müşteriye verilmesi halinde İşletme Vergisi Perakende Satış Vesikası düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

b) İşletme Vergisi mükellefleri tarafından bu vergiye tabi mal ve hizmetler için Perakende Satış Vesikası düzenlenmesi gerektiğinden bu tür satışlar veya hizmetler için ayrıca perakende satış fişi kesilmiyecek, diğer bir ifade ile İşletme Vergisi Perakende Satış Vesikası, perakende satış fişi yerine geçecektir.

4. Defter ve belge düzenine ilişkin olarak yukarıda açıklanan esaslar dışında 141 ve 143 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yapılan açıklamaların da dikkate alınması gerekmektedir.

Tebliğ olunur.




(*) Güncelliği Kalmamıştır.

İçerik 2:

213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan defter ve belge düzenine ait hükümlerde, 29/6/1982 gün ve 17739 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2686 sayılı Kanun ile bazı değişiklikler yapılmıştır. Vergi Usul Kanununun mükerrer 185, 232 ve 233 üncü maddelerinde yapılan bu değişikliklere ilişkin olarak uygulamada doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1. Bilanço esasında defter tutan mükellefler tarafından günlük perakende satışlarla sair hasılatın topluca yazılabildiği Günlük Kasa Defteri'ne, yapılan değişiklik ile günlük ödemelerin de topluca yazılabilmesine imkan tanınmıştır.

Bundan böyle mükellefler, belgelerine dayanmak suretiyle günlük hasılatları ile günlük ödemelerini bir kalemde Günlük Kasa Defterine yazabileceklerdir.

2. a) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin perakende olarak sattıkları emtia veya yaptıkları iş ve hizmet karşılığında fatura kesmek zorunda oldukları bin liralık had on bin liraya yükseltilmiştir.

Buna göre anılan mükelleflerin on bin lirayı aşan perakende emtia satışları veya yaptıkları iş ve hizmetler karşılığında mutlaka fatura düzenleyerek müşterilerine vermeleri gerekmektedir.

b) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, perakende satışları veya yaptıkları iş ve hizmetler ile ilgili olarak müşteriler tarafından fatura istenilmesi halinde, on bin liralık hadde bakmaksızın fatura vermek zorundadırlar.

Bu durumda, satın alınan emtianın veya yapılan iş ve hizmetin, bedeli on bin liradan az olsa dahi, müşterilerin emtiayı satandan veya iş ve hizmeti yapandan fatura istemeleri halinde de fatura kesilmesi gerekmektedir.

c) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, perakende satışları veya yaptıkları iş ve hizmet karşılığının on bin liranın altında olması ve müşteriler tarafından fatura istenilmemesi halinde ise, bu satışlar veya iş ve hizmetler karşılığında müşterilere perakende satış fişi veya giriş ve yolcu taşıma biletleri vermek zorundadırlar. Makineli kasa kullanılıp da müşteriye fiş verilmemesi durumunda, perakende satış fişi düzenlenmesi ve müşteriye verilmesi mecburidir.

Başka bir ifade ile, fatura verme mecburiyeti bulunmayan emtia satışlarının veya yapılan iş ve hizmetlerin, perakende satış fışi, makinalı kasa kayıt rulosu veya giriş ve yolcu taşıma biletleri ile tevsik edilmesi icabetmektedir.

Perakende satış fişi, makinalı kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarının gösterilmesi zorunludur.

d) Ayrıca birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin :

_ Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,

_ Serbest meslek erbabına,

_ Kazançları götürü usulde tespit olunan tüccarlara

_ Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere,

_ Vergiden muaf esnafa,

Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için, satılan emtianın veya yapılan işin bedeli ne olursa olsun fatura vermeleri, emtiayı satın alan veya hizmeti yaptıran bu kimselerin de fatura istemeleri ve almaları mecburidir.

3. a) İşletme Vergisi mükellefleri tarafından hizmetin ifası anında veya perakende satış sırasında düzenlenerek müşteriye verilen faturaların, bu faturalarda İşletme Vergisinin ayrıca gösterilmesi şartıyle, "Perakende Satış Vesikası" yerine geçmesi esası kabul edilmiştir.

Buna göre faturalarda İşletme Vergisinin ayrıca gösterilmesi ve bu şekilde müşteriye verilmesi halinde İşletme Vergisi Perakende Satış Vesikası düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

b) İşletme Vergisi mükellefleri tarafından bu vergiye tabi mal ve hizmetler için Perakende Satış Vesikası düzenlenmesi gerektiğinden bu tür satışlar veya hizmetler için ayrıca perakende satış fişi kesilmiyecek, diğer bir ifade ile İşletme Vergisi Perakende Satış Vesikası, perakende satış fişi yerine geçecektir.

4. Defter ve belge düzenine ilişkin olarak yukarıda açıklanan esaslar dışında 141 ve 143 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yapılan açıklamaların da dikkate alınması gerekmektedir.

Tebliğ olunur.




(*) Güncelliği Kalmamıştır.

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Cuma, 22 Şubat, 1963 Adı: UID: 1ZJ6SVR4J7KQ99Y7
İçerik:

213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince kaçakçılık veya kusur dolayısiyle kesilen kaçakçılık veya kusur cezasına, aynı kanunun 376 ncı maddesinde yazılı şartların tamamen yerine getirilmesi halinde, birinci defasında üçte iki ve müteakiben üçte bir indirim uygulanacağı malûmdur.

Maddedeki "Birinci defa" tabirinin anlamı konusunda beliren tereddütlere binaen keyfiyet Bakanlığınca tetkik edilmiş ve anılan kanunun mer'iyetinden sonra kesilen ilk kusur veya kaçakçılık cezasının muhatabına tebliğinden önce işlenmiş bütün kusur veya kaçakçılık fiillerine ait cezalar için, maddedeki şartların tahakkuku halinde üçte iki indirim uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını tamimen rica ederim.

(*) Güncelliği Kalmamıştır.

İçerik 1:

213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince kaçakçılık veya kusur dolayısiyle kesilen kaçakçılık veya kusur cezasına, aynı kanunun 376 ncı maddesinde yazılı şartların tamamen yerine getirilmesi halinde, birinci defasında üçte iki ve müteakiben üçte bir indirim uygulanacağı malûmdur.

Maddedeki "Birinci defa" tabirinin anlamı konusunda beliren tereddütlere binaen keyfiyet Bakanlığınca tetkik edilmiş ve anılan kanunun mer'iyetinden sonra kesilen ilk kusur veya kaçakçılık cezasının muhatabına tebliğinden önce işlenmiş bütün kusur veya kaçakçılık fiillerine ait cezalar için, maddedeki şartların tahakkuku halinde üçte iki indirim uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını tamimen rica ederim.

(*) Güncelliği Kalmamıştır.

İçerik 2:

213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince kaçakçılık veya kusur dolayısiyle kesilen kaçakçılık veya kusur cezasına, aynı kanunun 376 ncı maddesinde yazılı şartların tamamen yerine getirilmesi halinde, birinci defasında üçte iki ve müteakiben üçte bir indirim uygulanacağı malûmdur.

Maddedeki "Birinci defa" tabirinin anlamı konusunda beliren tereddütlere binaen keyfiyet Bakanlığınca tetkik edilmiş ve anılan kanunun mer'iyetinden sonra kesilen ilk kusur veya kaçakçılık cezasının muhatabına tebliğinden önce işlenmiş bütün kusur veya kaçakçılık fiillerine ait cezalar için, maddedeki şartların tahakkuku halinde üçte iki indirim uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını tamimen rica ederim.

(*) Güncelliği Kalmamıştır.

Resmi Gazete No: 23803 Resmi Gazete Tarihi: Çarşamba, 1 Eylül, 1999 Adı: UID: 27YU9CDV25QY4W3L
İçerik:

Marmara Bölgesinde 17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem; Kocaeli, Sakarya, Yalova İllerinin merkez ve ilçeleri ile Bolu İlinin Düzce, Gölyaka, Gümüşova, Cumayeri ve Çilimli İlçeleri genelinde İstanbul, Eskişehir ve Bursa İllerinin ise belirli bölgelerinde, sosyal ve ticari hayatı olumsuz yönde etkilemiş ve büyük ölçüde maddi ve manevi zarara yol açmıştır. Bu afet nedeniyle vergi kanunlarının uygulamasına yönelik olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1. Mücbir Sebep Hali



17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem, Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca mücbir sebep hali kapsamına girmektedir.



Mücbir sebep hallerinde mücbir sebebin başladığı tarih ile ortadan kalktığı tarih arasında vergi kanunlarında yazılı süreler işlememektedir. Ancak, belli bir bölge veya bölgenin bir kısmını etkileyen yangın, deprem, su basması gibi genel karakter taşıyan tabii afetlerde vergi ödevlerinin yerine getirilmesi bakımından mücbir sebep halinin başlangıç tarihi bilinmekte ise de sona erdiği tarihin tespiti mükellefler yönünden güçlük arz etmektedir. Bu gibi hallerde mücbir sebep halinin ortadan kalktığı tarihin diğer bir ifade ile mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin Vergi Usul Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca idarece tespit edilmesi gerekmektedir.



Bakanlığımız söz konusu yetkiye istinaden 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremin mükellefler üzerindeki etkilerinin biteceği süreyi bir başka ifade ile mücbir sebep halinin kalktığı tarihi ileri bir tarihte belirleyerek duyuracaktır.



Depremden yoğun olarak etkilenen Kocaeli, Sakarya, Yalova İllerinin merkez ve İlçeleri, Bolu İlinin Düzce, Gölyaka, Gümüşova, Cumayeri ve Çilimli İlçelerinde depremden zarar görmüş olsun olmasın mükellefiyet kaydı bulunan tüm mükelleflerin, İstanbul, Eskişehir ve Bursa İllerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerden ise sadece depremden zarar gören mükelleflerin mücbir sebep halinin bulunduğu kabul edilecektir.



Belirtilen yerlerde faaliyet gösteren mükellefler, mücbir sebep hali sayılan süre içerisine rastlayan beyannameleri vermek ve bu beyannamelere göre tahakkuk edecek vergileri ödemek zorunda değillerdir. Ancak dileyen mükelleflerin bu süre içinde beyannamelerini verebilecekleri ve vergilerini ödeyebilecekleri tabiidir.



Ayrıca, 1999 yılı Ağustos ayı içerisinde beyan edilmesi gereken vergilere ilişkin olarak afet tarihinden önce verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden, ancak afet tarihi itibariyle ödeme süresi geçmemiş olan vergiler de mücbir sebep nedeniyle uzayan beyanname verme süresinin son gününe kadar ödenebilecektir.



Mücbir sebep hali uygulaması kapsamına giren yerlerdeki mükelleflerin, beyanname verme ve ödeme süreleri 17.8.1999 tarihi ile mücbir sebebin sona erdiği tarih arasına rastlayan vergilerle ilgili olarak aşağıda verilen örnekleri dikkate almaları gerekmektedir.



Örnek : 1



Dayanıklı tüketim malı ticareti ile uğraşan Bay (B)'nin, gelir vergisi yönünden Sakarya _ Gümrükönü Vergi Dairesinde mükellefiyet kaydı bulunmaktadır. Mükellef, 25.8.1999 tarihine kadar vermesi gereken Temmuz/1999 dönemi katma değer vergisi beyannamesini deprem nedeniyle verememiştir. Bu mükellefin, mücbir sebebin devam ettiği sürece beyanname vermesi söz konusu olmayacaktır.



Örnek : 2



Kanuni merkezi Ankara'da bulunan (X) Anonim Şirketinin, kurumlar vergisi yönünden Kızılbey Vergi Dairesinde, Kocaeli İlinde bulunan üretim tesisi nedeniyle gelir vergisi tevkifatı açısından da Kocaeli - Alemdar Vergi Dairesinde mükellefiyet kaydı bulunmaktadır. Bu mükellef, Ağustos / 1999 dönemine ilişkin olarak gerek katma değer vergisi beyannamesi gerek muhtasar beyanname yönünden bağlı olduğu vergi dairelerine şu şekilde beyanda bulunacaktır.



- Katma değer vergisi beyannamesi, mükellefin bağlı bulunduğu Kızılbey Vergi Dairesine Kocaeli'ndeki üretim tesisine ilişkin sonuçlar da dahil edilmek üzere kanuni süre olan 27.9.1999 ( 25.9.1999 tarihinin resmi tatile rastlaması nedeniyle) günü mesai saati sonuna kadar verilecektir. Ancak üretim tesisinin depremden zarar görmesi veya deprem nedeniyle belgelere ulaşılamaması, belgelerin zayi olması veya bu belgelere ulaşılamayacağının anlaşılması halinde 27.9.1999 günü mesai sonuna kadar verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamesine, üretim tesisine ilişkin sonuçlar dahil edilmeyebilecektir. Mücbir sebep nedeniyle uzayan beyanname verme süresi içinde defter ve belgelere ulaşılması veya takdir komisyonundan karar çıkması halinde gerekli düzeltmeyi içeren beyanname bu kayıtlara dayanılarak tanzim edilecek ve mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi içinde verilecektir. Bu beyannameye istinaden tarh edilecek ilave vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.



Öte yandan, mücbir sebep nedeniyle uzayacak beyanname verme süresi içinde defter ve belgelere ulaşılamayacağının anlaşılması halinde mükellefçe mücbir sebep nedeniyle uzayan süre sonuna kadar katma değer vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine başvurularak üretim tesisinin faaliyetlerine ilişkin katma değer vergisi matrahının takdiri talep edilecektir. Takdir komisyonu kararının mükellefe tebliğ edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde düzeltme beyannamesi verilecek, bu beyan üzerine ödenmesi gereken bir verginin tahakkuk etmesi halinde aynı sürede ödeme yapılacaktır.



- Kocaeli'nde bulunan üretim tesisinde çalışan ücretlilere ilişkin olup 20.9.1999 günü mesai saati sonuna kadar verilmesi gereken Ağustos / 1999 dönemine ilişkin muhtasar beyanname ise mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi içinde Alemdar Vergi Dairesine verilecektir. Ancak mücbir sebep nedeniyle uzayacak süre içinde muhtasar beyannamenin hazırlanması için gerekli belgelere ulaşılamayacağının anlaşılması halinde yukarıda belirtildiği üzere bu sürenin sonunda mükellefçe matrah takdiri için ilgili vergi dairesine başvurulacak, takdir komisyonu kararının kendisine tebliğ edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde düzeltme beyannamesi verilecek, bu beyan üzerine ödenmesi gereken bir verginin tahakkuk etmesi halinde aynı sürede ödeme yapılacaktır.



Örnek : 3



Kanuni merkezi Sakarya'da bulunan (Y) Limited Şirketi kurumlar vergisi yönünden Sakarya - Gümrükönü Vergi Dairesine, Konya'da bulunan şubesi nedeniyle de gelir vergisi tevkifatı açısından Konya - Meram Vergi Dairesine kayıtlıdır. Bu mükellef, Ağustos/1999 dönemine ilişkin olarak gerek muhtasar gerek katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairelerine şu şekilde beyanda bulunacaktır.



- Konya'da bulunan şubede çalışan ücretlilere ilişkin Ağustos / 1999 dönemi muhtasar beyannamesi, Konya Şubesinin depremden zarar görmemiş ve beyannamenin burada hazırlanacak olması nedeniyle kanuni süre olan 20.9.1999 günü mesai saati sonuna kadar Meram Vergi Dairesine verilecektir.



-Kanuni merkezi Sakarya'da bulunan Kurum, mücbir sebep hali devam ettiğinden, mücbir sebep hali devam ettiği sürece Ağustos/1999 dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesini vermesi söz konusu olmayacaktır. Mükellef, katma değer vergisi beyannamesini ilerde mücbir sebebin sona erdiği tarih belirlendiğinde işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi içinde bağlı bulunduğu Gümrükönü Vergi Dairesine verecektir.



Bu beyanname;



a) Mükellefin mücbir sebep nedeniyle uzayan süre içinde defter ve belgelerine ulaşabilmesi halinde bu bilgilere dayanılarak düzenlenecektir.



b) Mükellefin mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi sonuna kadar, defter ve belgelerine ulaşamaması, belgelerinin zayi olması veya bu belgelere ulaşamayacağını anlaması halinde bu süre içerisinde bağlı olduğu vergi dairesine başvurarak Sakarya İlindeki faaliyetlerine ilişkin katma değer vergisi matrahının takdirini talep etmesi gerekmektedir. Mükellef, takdir komisyonu kararının kendisine tebliğ edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde, takdir edilen bir matraha Konya'da bulunan şubeye ilişkin faaliyet sonuçlarını da dahil etmek suretiyle beyanname düzenleyecektir.



Örnek : 4



Kocaeli İli Alemdar Vergi Dairesi mükellefi (A) Mayıs-Haziran-Temmuz / 1999 dönemine ilişkin olup 20.8.1999 tarihi mesai saati bitimine kadar verilmesi gereken 3 aylık muhtasar beyannamesini, deprem tarihinden önce 15.8.1999 tarihinde vererek tahakkuk işlemini yaptırmış, ancak bu beyannameye istinaden tahakkuk eden vergiyi 17.8.1999 tarihi itibariyle ödememiştir.



Bu durumda mükellef, mücbir sebep nedeniyle uzayacak muhtasar beyanname verme süresinin son gününe kadar borcunu ödeyebilecektir.



2. Yıllık Faaliyetlere İlişkin Bildirim Formları



- Kocaeli, Sakarya, Yalova İllerinin merkez ve İlçelerinde, Bolu İlinin Düzce, Gümüşova, Gölyaka, Cumayeri ve Çilimli İlçelerinde gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyet kaydı bulunan tüm mükelleflerin,



- Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyet kaydı yukarıda sayılan il ve ilçeler dışında bulunan mükelleflerden depremden zarar görenlerin;



256 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca 1998 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlemeleri gereken A, B ve C formlarını düzenleme ve Bakanlığımıza gönderme zorunlulukları kaldırılmıştır.



3. Diğer konular



Vergi Usul Kanununda tabii afetlere uğrayan mükelleflerle ilgili olarak yer alan terkin, fevkalade amortisman ve kıymeti düşen mallara ilişkin olarak yapılacak işlemler konusunda Bakanlığımızca daha sonra gerekli açıklamalar yapılacaktır.



Tebliğ olunur.

İçerik 1:

Marmara Bölgesinde 17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem; Kocaeli, Sakarya, Yalova İllerinin merkez ve ilçeleri ile Bolu İlinin Düzce, Gölyaka, Gümüşova, Cumayeri ve Çilimli İlçeleri genelinde İstanbul, Eskişehir ve Bursa İllerinin ise belirli bölgelerinde, sosyal ve ticari hayatı olumsuz yönde etkilemiş ve büyük ölçüde maddi ve manevi zarara yol açmıştır. Bu afet nedeniyle vergi kanunlarının uygulamasına yönelik olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1. Mücbir Sebep Hali



17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem, Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca mücbir sebep hali kapsamına girmektedir.



Mücbir sebep hallerinde mücbir sebebin başladığı tarih ile ortadan kalktığı tarih arasında vergi kanunlarında yazılı süreler işlememektedir. Ancak, belli bir bölge veya bölgenin bir kısmını etkileyen yangın, deprem, su basması gibi genel karakter taşıyan tabii afetlerde vergi ödevlerinin yerine getirilmesi bakımından mücbir sebep halinin başlangıç tarihi bilinmekte ise de sona erdiği tarihin tespiti mükellefler yönünden güçlük arz etmektedir. Bu gibi hallerde mücbir sebep halinin ortadan kalktığı tarihin diğer bir ifade ile mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin Vergi Usul Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca idarece tespit edilmesi gerekmektedir.



Bakanlığımız söz konusu yetkiye istinaden 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremin mükellefler üzerindeki etkilerinin biteceği süreyi bir başka ifade ile mücbir sebep halinin kalktığı tarihi ileri bir tarihte belirleyerek duyuracaktır.



Depremden yoğun olarak etkilenen Kocaeli, Sakarya, Yalova İllerinin merkez ve İlçeleri, Bolu İlinin Düzce, Gölyaka, Gümüşova, Cumayeri ve Çilimli İlçelerinde depremden zarar görmüş olsun olmasın mükellefiyet kaydı bulunan tüm mükelleflerin, İstanbul, Eskişehir ve Bursa İllerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerden ise sadece depremden zarar gören mükelleflerin mücbir sebep halinin bulunduğu kabul edilecektir.



Belirtilen yerlerde faaliyet gösteren mükellefler, mücbir sebep hali sayılan süre içerisine rastlayan beyannameleri vermek ve bu beyannamelere göre tahakkuk edecek vergileri ödemek zorunda değillerdir. Ancak dileyen mükelleflerin bu süre içinde beyannamelerini verebilecekleri ve vergilerini ödeyebilecekleri tabiidir.



Ayrıca, 1999 yılı Ağustos ayı içerisinde beyan edilmesi gereken vergilere ilişkin olarak afet tarihinden önce verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden, ancak afet tarihi itibariyle ödeme süresi geçmemiş olan vergiler de mücbir sebep nedeniyle uzayan beyanname verme süresinin son gününe kadar ödenebilecektir.



Mücbir sebep hali uygulaması kapsamına giren yerlerdeki mükelleflerin, beyanname verme ve ödeme süreleri 17.8.1999 tarihi ile mücbir sebebin sona erdiği tarih arasına rastlayan vergilerle ilgili olarak aşağıda verilen örnekleri dikkate almaları gerekmektedir.



Örnek : 1



Dayanıklı tüketim malı ticareti ile uğraşan Bay (B)'nin, gelir vergisi yönünden Sakarya _ Gümrükönü Vergi Dairesinde mükellefiyet kaydı bulunmaktadır. Mükellef, 25.8.1999 tarihine kadar vermesi gereken Temmuz/1999 dönemi katma değer vergisi beyannamesini deprem nedeniyle verememiştir. Bu mükellefin, mücbir sebebin devam ettiği sürece beyanname vermesi söz konusu olmayacaktır.



Örnek : 2



Kanuni merkezi Ankara'da bulunan (X) Anonim Şirketinin, kurumlar vergisi yönünden Kızılbey Vergi Dairesinde, Kocaeli İlinde bulunan üretim tesisi nedeniyle gelir vergisi tevkifatı açısından da Kocaeli - Alemdar Vergi Dairesinde mükellefiyet kaydı bulunmaktadır. Bu mükellef, Ağustos / 1999 dönemine ilişkin olarak gerek katma değer vergisi beyannamesi gerek muhtasar beyanname yönünden bağlı olduğu vergi dairelerine şu şekilde beyanda bulunacaktır.



- Katma değer vergisi beyannamesi, mükellefin bağlı bulunduğu Kızılbey Vergi Dairesine Kocaeli'ndeki üretim tesisine ilişkin sonuçlar da dahil edilmek üzere kanuni süre olan 27.9.1999 ( 25.9.1999 tarihinin resmi tatile rastlaması nedeniyle) günü mesai saati sonuna kadar verilecektir. Ancak üretim tesisinin depremden zarar görmesi veya deprem nedeniyle belgelere ulaşılamaması, belgelerin zayi olması veya bu belgelere ulaşılamayacağının anlaşılması halinde 27.9.1999 günü mesai sonuna kadar verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamesine, üretim tesisine ilişkin sonuçlar dahil edilmeyebilecektir. Mücbir sebep nedeniyle uzayan beyanname verme süresi içinde defter ve belgelere ulaşılması veya takdir komisyonundan karar çıkması halinde gerekli düzeltmeyi içeren beyanname bu kayıtlara dayanılarak tanzim edilecek ve mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi içinde verilecektir. Bu beyannameye istinaden tarh edilecek ilave vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.



Öte yandan, mücbir sebep nedeniyle uzayacak beyanname verme süresi içinde defter ve belgelere ulaşılamayacağının anlaşılması halinde mükellefçe mücbir sebep nedeniyle uzayan süre sonuna kadar katma değer vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine başvurularak üretim tesisinin faaliyetlerine ilişkin katma değer vergisi matrahının takdiri talep edilecektir. Takdir komisyonu kararının mükellefe tebliğ edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde düzeltme beyannamesi verilecek, bu beyan üzerine ödenmesi gereken bir verginin tahakkuk etmesi halinde aynı sürede ödeme yapılacaktır.



- Kocaeli'nde bulunan üretim tesisinde çalışan ücretlilere ilişkin olup 20.9.1999 günü mesai saati sonuna kadar verilmesi gereken Ağustos / 1999 dönemine ilişkin muhtasar beyanname ise mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi içinde Alemdar Vergi Dairesine verilecektir. Ancak mücbir sebep nedeniyle uzayacak süre içinde muhtasar beyannamenin hazırlanması için gerekli belgelere ulaşılamayacağının anlaşılması halinde yukarıda belirtildiği üzere bu sürenin sonunda mükellefçe matrah takdiri için ilgili vergi dairesine başvurulacak, takdir komisyonu kararının kendisine tebliğ edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde düzeltme beyannamesi verilecek, bu beyan üzerine ödenmesi gereken bir verginin tahakkuk etmesi halinde aynı sürede ödeme yapılacaktır.



Örnek : 3



Kanuni merkezi Sakarya'da bulunan (Y) Limited Şirketi kurumlar vergisi yönünden Sakarya - Gümrükönü Vergi Dairesine, Konya'da bulunan şubesi nedeniyle de gelir vergisi tevkifatı açısından Konya - Meram Vergi Dairesine kayıtlıdır. Bu mükellef, Ağustos/1999 dönemine ilişkin olarak gerek muhtasar gerek katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairelerine şu şekilde beyanda bulunacaktır.



- Konya'da bulunan şubede çalışan ücretlilere ilişkin Ağustos / 1999 dönemi muhtasar beyannamesi, Konya Şubesinin depremden zarar görmemiş ve beyannamenin burada hazırlanacak olması nedeniyle kanuni süre olan 20.9.1999 günü mesai saati sonuna kadar Meram Vergi Dairesine verilecektir.



-Kanuni merkezi Sakarya'da bulunan Kurum, mücbir sebep hali devam ettiğinden, mücbir sebep hali devam ettiği sürece Ağustos/1999 dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesini vermesi söz konusu olmayacaktır. Mükellef, katma değer vergisi beyannamesini ilerde mücbir sebebin sona erdiği tarih belirlendiğinde işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi içinde bağlı bulunduğu Gümrükönü Vergi Dairesine verecektir.



Bu beyanname;



a) Mükellefin mücbir sebep nedeniyle uzayan süre içinde defter ve belgelerine ulaşabilmesi halinde bu bilgilere dayanılarak düzenlenecektir.



b) Mükellefin mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi sonuna kadar, defter ve belgelerine ulaşamaması, belgelerinin zayi olması veya bu belgelere ulaşamayacağını anlaması halinde bu süre içerisinde bağlı olduğu vergi dairesine başvurarak Sakarya İlindeki faaliyetlerine ilişkin katma değer vergisi matrahının takdirini talep etmesi gerekmektedir. Mükellef, takdir komisyonu kararının kendisine tebliğ edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde, takdir edilen bir matraha Konya'da bulunan şubeye ilişkin faaliyet sonuçlarını da dahil etmek suretiyle beyanname düzenleyecektir.



Örnek : 4



Kocaeli İli Alemdar Vergi Dairesi mükellefi (A) Mayıs-Haziran-Temmuz / 1999 dönemine ilişkin olup 20.8.1999 tarihi mesai saati bitimine kadar verilmesi gereken 3 aylık muhtasar beyannamesini, deprem tarihinden önce 15.8.1999 tarihinde vererek tahakkuk işlemini yaptırmış, ancak bu beyannameye istinaden tahakkuk eden vergiyi 17.8.1999 tarihi itibariyle ödememiştir.



Bu durumda mükellef, mücbir sebep nedeniyle uzayacak muhtasar beyanname verme süresinin son gününe kadar borcunu ödeyebilecektir.



2. Yıllık Faaliyetlere İlişkin Bildirim Formları



- Kocaeli, Sakarya, Yalova İllerinin merkez ve İlçelerinde, Bolu İlinin Düzce, Gümüşova, Gölyaka, Cumayeri ve Çilimli İlçelerinde gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyet kaydı bulunan tüm mükelleflerin,



- Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyet kaydı yukarıda sayılan il ve ilçeler dışında bulunan mükelleflerden depremden zarar görenlerin;



256 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca 1998 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlemeleri gereken A, B ve C formlarını düzenleme ve Bakanlığımıza gönderme zorunlulukları kaldırılmıştır.



3. Diğer konular



Vergi Usul Kanununda tabii afetlere uğrayan mükelleflerle ilgili olarak yer alan terkin, fevkalade amortisman ve kıymeti düşen mallara ilişkin olarak yapılacak işlemler konusunda Bakanlığımızca daha sonra gerekli açıklamalar yapılacaktır.



Tebliğ olunur.

İçerik 2:

Marmara Bölgesinde 17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem; Kocaeli, Sakarya, Yalova İllerinin merkez ve ilçeleri ile Bolu İlinin Düzce, Gölyaka, Gümüşova, Cumayeri ve Çilimli İlçeleri genelinde İstanbul, Eskişehir ve Bursa İllerinin ise belirli bölgelerinde, sosyal ve ticari hayatı olumsuz yönde etkilemiş ve büyük ölçüde maddi ve manevi zarara yol açmıştır. Bu afet nedeniyle vergi kanunlarının uygulamasına yönelik olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1. Mücbir Sebep Hali



17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem, Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca mücbir sebep hali kapsamına girmektedir.



Mücbir sebep hallerinde mücbir sebebin başladığı tarih ile ortadan kalktığı tarih arasında vergi kanunlarında yazılı süreler işlememektedir. Ancak, belli bir bölge veya bölgenin bir kısmını etkileyen yangın, deprem, su basması gibi genel karakter taşıyan tabii afetlerde vergi ödevlerinin yerine getirilmesi bakımından mücbir sebep halinin başlangıç tarihi bilinmekte ise de sona erdiği tarihin tespiti mükellefler yönünden güçlük arz etmektedir. Bu gibi hallerde mücbir sebep halinin ortadan kalktığı tarihin diğer bir ifade ile mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin Vergi Usul Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca idarece tespit edilmesi gerekmektedir.



Bakanlığımız söz konusu yetkiye istinaden 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremin mükellefler üzerindeki etkilerinin biteceği süreyi bir başka ifade ile mücbir sebep halinin kalktığı tarihi ileri bir tarihte belirleyerek duyuracaktır.



Depremden yoğun olarak etkilenen Kocaeli, Sakarya, Yalova İllerinin merkez ve İlçeleri, Bolu İlinin Düzce, Gölyaka, Gümüşova, Cumayeri ve Çilimli İlçelerinde depremden zarar görmüş olsun olmasın mükellefiyet kaydı bulunan tüm mükelleflerin, İstanbul, Eskişehir ve Bursa İllerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerden ise sadece depremden zarar gören mükelleflerin mücbir sebep halinin bulunduğu kabul edilecektir.



Belirtilen yerlerde faaliyet gösteren mükellefler, mücbir sebep hali sayılan süre içerisine rastlayan beyannameleri vermek ve bu beyannamelere göre tahakkuk edecek vergileri ödemek zorunda değillerdir. Ancak dileyen mükelleflerin bu süre içinde beyannamelerini verebilecekleri ve vergilerini ödeyebilecekleri tabiidir.



Ayrıca, 1999 yılı Ağustos ayı içerisinde beyan edilmesi gereken vergilere ilişkin olarak afet tarihinden önce verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden, ancak afet tarihi itibariyle ödeme süresi geçmemiş olan vergiler de mücbir sebep nedeniyle uzayan beyanname verme süresinin son gününe kadar ödenebilecektir.



Mücbir sebep hali uygulaması kapsamına giren yerlerdeki mükelleflerin, beyanname verme ve ödeme süreleri 17.8.1999 tarihi ile mücbir sebebin sona erdiği tarih arasına rastlayan vergilerle ilgili olarak aşağıda verilen örnekleri dikkate almaları gerekmektedir.



Örnek : 1



Dayanıklı tüketim malı ticareti ile uğraşan Bay (B)'nin, gelir vergisi yönünden Sakarya _ Gümrükönü Vergi Dairesinde mükellefiyet kaydı bulunmaktadır. Mükellef, 25.8.1999 tarihine kadar vermesi gereken Temmuz/1999 dönemi katma değer vergisi beyannamesini deprem nedeniyle verememiştir. Bu mükellefin, mücbir sebebin devam ettiği sürece beyanname vermesi söz konusu olmayacaktır.



Örnek : 2



Kanuni merkezi Ankara'da bulunan (X) Anonim Şirketinin, kurumlar vergisi yönünden Kızılbey Vergi Dairesinde, Kocaeli İlinde bulunan üretim tesisi nedeniyle gelir vergisi tevkifatı açısından da Kocaeli - Alemdar Vergi Dairesinde mükellefiyet kaydı bulunmaktadır. Bu mükellef, Ağustos / 1999 dönemine ilişkin olarak gerek katma değer vergisi beyannamesi gerek muhtasar beyanname yönünden bağlı olduğu vergi dairelerine şu şekilde beyanda bulunacaktır.



- Katma değer vergisi beyannamesi, mükellefin bağlı bulunduğu Kızılbey Vergi Dairesine Kocaeli'ndeki üretim tesisine ilişkin sonuçlar da dahil edilmek üzere kanuni süre olan 27.9.1999 ( 25.9.1999 tarihinin resmi tatile rastlaması nedeniyle) günü mesai saati sonuna kadar verilecektir. Ancak üretim tesisinin depremden zarar görmesi veya deprem nedeniyle belgelere ulaşılamaması, belgelerin zayi olması veya bu belgelere ulaşılamayacağının anlaşılması halinde 27.9.1999 günü mesai sonuna kadar verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamesine, üretim tesisine ilişkin sonuçlar dahil edilmeyebilecektir. Mücbir sebep nedeniyle uzayan beyanname verme süresi içinde defter ve belgelere ulaşılması veya takdir komisyonundan karar çıkması halinde gerekli düzeltmeyi içeren beyanname bu kayıtlara dayanılarak tanzim edilecek ve mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi içinde verilecektir. Bu beyannameye istinaden tarh edilecek ilave vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.



Öte yandan, mücbir sebep nedeniyle uzayacak beyanname verme süresi içinde defter ve belgelere ulaşılamayacağının anlaşılması halinde mükellefçe mücbir sebep nedeniyle uzayan süre sonuna kadar katma değer vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine başvurularak üretim tesisinin faaliyetlerine ilişkin katma değer vergisi matrahının takdiri talep edilecektir. Takdir komisyonu kararının mükellefe tebliğ edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde düzeltme beyannamesi verilecek, bu beyan üzerine ödenmesi gereken bir verginin tahakkuk etmesi halinde aynı sürede ödeme yapılacaktır.



- Kocaeli'nde bulunan üretim tesisinde çalışan ücretlilere ilişkin olup 20.9.1999 günü mesai saati sonuna kadar verilmesi gereken Ağustos / 1999 dönemine ilişkin muhtasar beyanname ise mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi içinde Alemdar Vergi Dairesine verilecektir. Ancak mücbir sebep nedeniyle uzayacak süre içinde muhtasar beyannamenin hazırlanması için gerekli belgelere ulaşılamayacağının anlaşılması halinde yukarıda belirtildiği üzere bu sürenin sonunda mükellefçe matrah takdiri için ilgili vergi dairesine başvurulacak, takdir komisyonu kararının kendisine tebliğ edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde düzeltme beyannamesi verilecek, bu beyan üzerine ödenmesi gereken bir verginin tahakkuk etmesi halinde aynı sürede ödeme yapılacaktır.



Örnek : 3



Kanuni merkezi Sakarya'da bulunan (Y) Limited Şirketi kurumlar vergisi yönünden Sakarya - Gümrükönü Vergi Dairesine, Konya'da bulunan şubesi nedeniyle de gelir vergisi tevkifatı açısından Konya - Meram Vergi Dairesine kayıtlıdır. Bu mükellef, Ağustos/1999 dönemine ilişkin olarak gerek muhtasar gerek katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairelerine şu şekilde beyanda bulunacaktır.



- Konya'da bulunan şubede çalışan ücretlilere ilişkin Ağustos / 1999 dönemi muhtasar beyannamesi, Konya Şubesinin depremden zarar görmemiş ve beyannamenin burada hazırlanacak olması nedeniyle kanuni süre olan 20.9.1999 günü mesai saati sonuna kadar Meram Vergi Dairesine verilecektir.



-Kanuni merkezi Sakarya'da bulunan Kurum, mücbir sebep hali devam ettiğinden, mücbir sebep hali devam ettiği sürece Ağustos/1999 dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesini vermesi söz konusu olmayacaktır. Mükellef, katma değer vergisi beyannamesini ilerde mücbir sebebin sona erdiği tarih belirlendiğinde işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi içinde bağlı bulunduğu Gümrükönü Vergi Dairesine verecektir.



Bu beyanname;



a) Mükellefin mücbir sebep nedeniyle uzayan süre içinde defter ve belgelerine ulaşabilmesi halinde bu bilgilere dayanılarak düzenlenecektir.



b) Mükellefin mücbir sebep nedeniyle işlemeyen sürenin dikkate alınmasıyla bulunacak beyanname verme süresi sonuna kadar, defter ve belgelerine ulaşamaması, belgelerinin zayi olması veya bu belgelere ulaşamayacağını anlaması halinde bu süre içerisinde bağlı olduğu vergi dairesine başvurarak Sakarya İlindeki faaliyetlerine ilişkin katma değer vergisi matrahının takdirini talep etmesi gerekmektedir. Mükellef, takdir komisyonu kararının kendisine tebliğ edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde, takdir edilen bir matraha Konya'da bulunan şubeye ilişkin faaliyet sonuçlarını da dahil etmek suretiyle beyanname düzenleyecektir.



Örnek : 4



Kocaeli İli Alemdar Vergi Dairesi mükellefi (A) Mayıs-Haziran-Temmuz / 1999 dönemine ilişkin olup 20.8.1999 tarihi mesai saati bitimine kadar verilmesi gereken 3 aylık muhtasar beyannamesini, deprem tarihinden önce 15.8.1999 tarihinde vererek tahakkuk işlemini yaptırmış, ancak bu beyannameye istinaden tahakkuk eden vergiyi 17.8.1999 tarihi itibariyle ödememiştir.



Bu durumda mükellef, mücbir sebep nedeniyle uzayacak muhtasar beyanname verme süresinin son gününe kadar borcunu ödeyebilecektir.



2. Yıllık Faaliyetlere İlişkin Bildirim Formları



- Kocaeli, Sakarya, Yalova İllerinin merkez ve İlçelerinde, Bolu İlinin Düzce, Gümüşova, Gölyaka, Cumayeri ve Çilimli İlçelerinde gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyet kaydı bulunan tüm mükelleflerin,



- Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyet kaydı yukarıda sayılan il ve ilçeler dışında bulunan mükelleflerden depremden zarar görenlerin;



256 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca 1998 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlemeleri gereken A, B ve C formlarını düzenleme ve Bakanlığımıza gönderme zorunlulukları kaldırılmıştır.



3. Diğer konular



Vergi Usul Kanununda tabii afetlere uğrayan mükelleflerle ilgili olarak yer alan terkin, fevkalade amortisman ve kıymeti düşen mallara ilişkin olarak yapılacak işlemler konusunda Bakanlığımızca daha sonra gerekli açıklamalar yapılacaktır.



Tebliğ olunur.

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Cuma, 22 Aralık, 1950 Adı: UID: 2BZ1L6WIXX1OBM68
İçerik:
İZAHAT :

1. Her bir sanat ve iş kolunda kullanılan amortismana tabi kıymetler için uygulanacak amortisman nispetleri o sanat ve iş koluna ait tabloda gösterilmiştir.

2. Muhtelif sanat ve iş kollarında kullanılan amortismana tabi kıymetler müşterek mahiyette genel tabloda toplanmış ve bunlara ait amortisman nispetleri bu tabloda belirtilmiştir.

3. Gerek taallûk eylediği sanat ve iş koluna ait özel tablosunda gerekse genel tabloda amortisman nispeti yazılı olmayıp 5432 sayılı Vergi Usul Kanununa göre amortismana tabi bulunan kıymetlere uygulanacak amortisman nispetleri bu kıymetlerin özel veya genel tablolarda yazılı aynı mahiyetteki benzerleri için gösterilen miktarlardır.

4. Özel tablosu mevcut olmayan sanat ve iş kollarında kullanılan amortismana tabi kıymetler için genel tabloda da amortisman nispeti gösterilmemiş olması halinde, bu kabîl kıymetler için uygulanacak amortisman nispeti, o sanat ve iş kolunun mahiyeti itibariyle benzeri sanat ve iş koluna ait özel tabloda aynı mahiyetteki kıymet için gösterilen miktardır.

(*) Güncelliği Kalmamıştır.

EK 1: UMUMİ TABLO

EK 2: TABLO I-II-III-IV-V-VI-VII-VIII-IX-X-XI-XII-XIII

EK 3: TABLO XIV

EK 4: TABLO XV-XVI-XVII-XVIII-XIX-XX

EK 5: TABLO XXI-XXII-XXIII-XXIV-XXV-XXVI-XXVII

İçerik 1:
İZAHAT :

1. Her bir sanat ve iş kolunda kullanılan amortismana tabi kıymetler için uygulanacak amortisman nispetleri o sanat ve iş koluna ait tabloda gösterilmiştir.

2. Muhtelif sanat ve iş kollarında kullanılan amortismana tabi kıymetler müşterek mahiyette genel tabloda toplanmış ve bunlara ait amortisman nispetleri bu tabloda belirtilmiştir.

3. Gerek taallûk eylediği sanat ve iş koluna ait özel tablosunda gerekse genel tabloda amortisman nispeti yazılı olmayıp 5432 sayılı Vergi Usul Kanununa göre amortismana tabi bulunan kıymetlere uygulanacak amortisman nispetleri bu kıymetlerin özel veya genel tablolarda yazılı aynı mahiyetteki benzerleri için gösterilen miktarlardır.

4. Özel tablosu mevcut olmayan sanat ve iş kollarında kullanılan amortismana tabi kıymetler için genel tabloda da amortisman nispeti gösterilmemiş olması halinde, bu kabîl kıymetler için uygulanacak amortisman nispeti, o sanat ve iş kolunun mahiyeti itibariyle benzeri sanat ve iş koluna ait özel tabloda aynı mahiyetteki kıymet için gösterilen miktardır.

(*) Güncelliği Kalmamıştır.

EK 1: UMUMİ TABLO

EK 2: TABLO I-II-III-IV-V-VI-VII-VIII-IX-X-XI-XII-XIII

EK 3: TABLO XIV

EK 4: TABLO XV-XVI-XVII-XVIII-XIX-XX

EK 5: TABLO XXI-XXII-XXIII-XXIV-XXV-XXVI-XXVII

İçerik 2:
İZAHAT :

1. Her bir sanat ve iş kolunda kullanılan amortismana tabi kıymetler için uygulanacak amortisman nispetleri o sanat ve iş koluna ait tabloda gösterilmiştir.

2. Muhtelif sanat ve iş kollarında kullanılan amortismana tabi kıymetler müşterek mahiyette genel tabloda toplanmış ve bunlara ait amortisman nispetleri bu tabloda belirtilmiştir.

3. Gerek taallûk eylediği sanat ve iş koluna ait özel tablosunda gerekse genel tabloda amortisman nispeti yazılı olmayıp 5432 sayılı Vergi Usul Kanununa göre amortismana tabi bulunan kıymetlere uygulanacak amortisman nispetleri bu kıymetlerin özel veya genel tablolarda yazılı aynı mahiyetteki benzerleri için gösterilen miktarlardır.

4. Özel tablosu mevcut olmayan sanat ve iş kollarında kullanılan amortismana tabi kıymetler için genel tabloda da amortisman nispeti gösterilmemiş olması halinde, bu kabîl kıymetler için uygulanacak amortisman nispeti, o sanat ve iş kolunun mahiyeti itibariyle benzeri sanat ve iş koluna ait özel tabloda aynı mahiyetteki kıymet için gösterilen miktardır.

(*) Güncelliği Kalmamıştır.

EK 1: UMUMİ TABLO

EK 2: TABLO I-II-III-IV-V-VI-VII-VIII-IX-X-XI-XII-XIII

EK 3: TABLO XIV

EK 4: TABLO XV-XVI-XVII-XVIII-XIX-XX

EK 5: TABLO XXI-XXII-XXIII-XXIV-XXV-XXVI-XXVII

Resmi Gazete No: 20161 Resmi Gazete Tarihi: Çarşamba, 10 Mayıs, 1989 Adı: UID: 2CJB5BROC7NPCCQB
İçerik:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148. ve 149. maddelerinin Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak eczaneler için aşağıdaki esaslar çerçevesinde sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.

a) Eczaneler, ilaç satışları sırasında 1/6/1989 tarihinden itibaren özel muayenehane, özel poliklinik, özel hastane sahibi veya buralarda çalışan hekimler tarafından düzenlenecek reçetelerin bir örneğini kendilerinde alıkoyarak saklayacaklardır. Alıkonulan reçeteler (renkli reçeteler dahil) ile ilgili olarak ekte yer alan formdaki (Doktor Reçeteleri ile İlgili Olarak Eczaneler Tarafından Doldurulacak Bilgi Formu) bilgiler, 1/7/1989 tarihinden itibaren "Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Vergi istihbarat Şubesi Ulus/ANKARA" adresine gönderilecektir.

b) Aylık dönemler itibariyle doldurulacak olan bilgi formları, formun ilgili olduğu ayı izleyen ayın en geç 15. günü akşamına kadar taahhütlü olarak postaya verilecektir. (Haziran 1989 ayına ait ilk bilgi formu 15 Temmuz 1989 tarihine kadar gönderilmiş olacaktır.)

c) Bilgi formlarına özel muayene ve tedavi yapan hekimler (Diş hekimi dahil) tarafından düzenlenen reçeteler kayıt edilecektir.

Bilgi formlarında yer alan bilgilerin eksik, yanlış veya yanıltıcı olmasından doğrudan eczane yetkilileri sorumlu olacaktır. Eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren kişiler hakkında Vergi Usul Kanununun Mükemer 355. ve 361. maddeleri hükümleri uyarınca işlem yapılacaktır.

Tebliğ olunur.

EK: DOKTOR REÇETELERİ İLE İLGİLİ OLARAK ECZANELER TARAFINDAN DOLDURULACAK BİLGİ FORMU

İçerik 1:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148. ve 149. maddelerinin Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak eczaneler için aşağıdaki esaslar çerçevesinde sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.

a) Eczaneler, ilaç satışları sırasında 1/6/1989 tarihinden itibaren özel muayenehane, özel poliklinik, özel hastane sahibi veya buralarda çalışan hekimler tarafından düzenlenecek reçetelerin bir örneğini kendilerinde alıkoyarak saklayacaklardır. Alıkonulan reçeteler (renkli reçeteler dahil) ile ilgili olarak ekte yer alan formdaki (Doktor Reçeteleri ile İlgili Olarak Eczaneler Tarafından Doldurulacak Bilgi Formu) bilgiler, 1/7/1989 tarihinden itibaren "Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Vergi istihbarat Şubesi Ulus/ANKARA" adresine gönderilecektir.

b) Aylık dönemler itibariyle doldurulacak olan bilgi formları, formun ilgili olduğu ayı izleyen ayın en geç 15. günü akşamına kadar taahhütlü olarak postaya verilecektir. (Haziran 1989 ayına ait ilk bilgi formu 15 Temmuz 1989 tarihine kadar gönderilmiş olacaktır.)

c) Bilgi formlarına özel muayene ve tedavi yapan hekimler (Diş hekimi dahil) tarafından düzenlenen reçeteler kayıt edilecektir.

Bilgi formlarında yer alan bilgilerin eksik, yanlış veya yanıltıcı olmasından doğrudan eczane yetkilileri sorumlu olacaktır. Eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren kişiler hakkında Vergi Usul Kanununun Mükemer 355. ve 361. maddeleri hükümleri uyarınca işlem yapılacaktır.

Tebliğ olunur.

EK: DOKTOR REÇETELERİ İLE İLGİLİ OLARAK ECZANELER TARAFINDAN DOLDURULACAK BİLGİ FORMU

İçerik 2:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148. ve 149. maddelerinin Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak eczaneler için aşağıdaki esaslar çerçevesinde sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.

a) Eczaneler, ilaç satışları sırasında 1/6/1989 tarihinden itibaren özel muayenehane, özel poliklinik, özel hastane sahibi veya buralarda çalışan hekimler tarafından düzenlenecek reçetelerin bir örneğini kendilerinde alıkoyarak saklayacaklardır. Alıkonulan reçeteler (renkli reçeteler dahil) ile ilgili olarak ekte yer alan formdaki (Doktor Reçeteleri ile İlgili Olarak Eczaneler Tarafından Doldurulacak Bilgi Formu) bilgiler, 1/7/1989 tarihinden itibaren "Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Vergi istihbarat Şubesi Ulus/ANKARA" adresine gönderilecektir.

b) Aylık dönemler itibariyle doldurulacak olan bilgi formları, formun ilgili olduğu ayı izleyen ayın en geç 15. günü akşamına kadar taahhütlü olarak postaya verilecektir. (Haziran 1989 ayına ait ilk bilgi formu 15 Temmuz 1989 tarihine kadar gönderilmiş olacaktır.)

c) Bilgi formlarına özel muayene ve tedavi yapan hekimler (Diş hekimi dahil) tarafından düzenlenen reçeteler kayıt edilecektir.

Bilgi formlarında yer alan bilgilerin eksik, yanlış veya yanıltıcı olmasından doğrudan eczane yetkilileri sorumlu olacaktır. Eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren kişiler hakkında Vergi Usul Kanununun Mükemer 355. ve 361. maddeleri hükümleri uyarınca işlem yapılacaktır.

Tebliğ olunur.

EK: DOKTOR REÇETELERİ İLE İLGİLİ OLARAK ECZANELER TARAFINDAN DOLDURULACAK BİLGİ FORMU

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Pazartesi, 22 Şubat, 1960 Adı: UID: 2JK7GLX65EW2S9KW
İçerik:

39 sıra numaralı (Vergi Usul Kanunu) Genel Tebliğe ektir.

Genel menfaatlere yararlıkları İcra Vekilleri Heyeti karariyle onanmış bulunan derneklerin adlariyle bulundukları yerler ve onanma tarihleri aşağıda gösterilmiştir.








 
Derneğin adı
Bulunduğu yer
Onanma tarihi
152-
Konya Hastanelerine Yardım Cemiyeti
Konya
7/2/1959
153-
Verem Savaşı Derneği
Erzurum
13/4/1959
154-
Yoksullara Yardım Derneği
İstanbul
13/4/1959
155-
Karataş Hastanesi İdare Cemiyeti
İzmir
13/4/1959
156-
Ege Tıp Cemiyeti
İzmir
13/4/1959
157-
Türkiye Ziraatçılar Cemiyeti
Ankara
30/6/1959
158-
Trafik Kazalarını Önleme Cemiyeti
Ankara
20/8/1959
159-
Çocuk Haklarını Müdafaa Cemiyeti
Ankara
20/8/1959
160-
Çocuk Zekâsını Koruma ve Geliştirme Derneği
İstanbul
20/8/1959
161-
Ankara Çocuk Bakım Derneği
Ankara
20/8/1959
162-
Türk El Sanatlarını Tanıtma Cemiyeti
Ankara
20/8/1959
163-
Türk Cüzzamla Savaş ve Araştırma Derneği
Ankara
4/12/1959






(*) Güncelliği Kalmamıştır.

İçerik 1:

39 sıra numaralı (Vergi Usul Kanunu) Genel Tebliğe ektir.

Genel menfaatlere yararlıkları İcra Vekilleri Heyeti karariyle onanmış bulunan derneklerin adlariyle bulundukları yerler ve onanma tarihleri aşağıda gösterilmiştir.








 
Derneğin adı
Bulunduğu yer
Onanma tarihi
152-
Konya Hastanelerine Yardım Cemiyeti
Konya
7/2/1959
153-
Verem Savaşı Derneği
Erzurum
13/4/1959
154-
Yoksullara Yardım Derneği
İstanbul
13/4/1959
155-
Karataş Hastanesi İdare Cemiyeti
İzmir
13/4/1959
156-
Ege Tıp Cemiyeti
İzmir
13/4/1959
157-
Türkiye Ziraatçılar Cemiyeti
Ankara
30/6/1959
158-
Trafik Kazalarını Önleme Cemiyeti
Ankara
20/8/1959
159-
Çocuk Haklarını Müdafaa Cemiyeti
Ankara
20/8/1959
160-
Çocuk Zekâsını Koruma ve Geliştirme Derneği
İstanbul
20/8/1959
161-
Ankara Çocuk Bakım Derneği
Ankara
20/8/1959
162-
Türk El Sanatlarını Tanıtma Cemiyeti
Ankara
20/8/1959
163-
Türk Cüzzamla Savaş ve Araştırma Derneği
Ankara
4/12/1959






(*) Güncelliği Kalmamıştır.

İçerik 2:

39 sıra numaralı (Vergi Usul Kanunu) Genel Tebliğe ektir.

Genel menfaatlere yararlıkları İcra Vekilleri Heyeti karariyle onanmış bulunan derneklerin adlariyle bulundukları yerler ve onanma tarihleri aşağıda gösterilmiştir.








 
Derneğin adı
Bulunduğu yer
Onanma tarihi
152-
Konya Hastanelerine Yardım Cemiyeti
Konya
7/2/1959
153-
Verem Savaşı Derneği
Erzurum
13/4/1959
154-
Yoksullara Yardım Derneği
İstanbul
13/4/1959
155-
Karataş Hastanesi İdare Cemiyeti
İzmir
13/4/1959
156-
Ege Tıp Cemiyeti
İzmir
13/4/1959
157-
Türkiye Ziraatçılar Cemiyeti
Ankara
30/6/1959
158-
Trafik Kazalarını Önleme Cemiyeti
Ankara
20/8/1959
159-
Çocuk Haklarını Müdafaa Cemiyeti
Ankara
20/8/1959
160-
Çocuk Zekâsını Koruma ve Geliştirme Derneği
İstanbul
20/8/1959
161-
Ankara Çocuk Bakım Derneği
Ankara
20/8/1959
162-
Türk El Sanatlarını Tanıtma Cemiyeti
Ankara
20/8/1959
163-
Türk Cüzzamla Savaş ve Araştırma Derneği
Ankara
4/12/1959






(*) Güncelliği Kalmamıştır.

Resmi Gazete No: 24600 Resmi Gazete Tarihi: Cumartesi, 1 Aralık, 2001 Adı: UID: 2P6BUW5V5GKXA2MM
İçerik:

 

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin 10 numaralı bendinde "Bir hesap dönemi sonu itibariyle yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır.

Bu oran Maliye Bakanlığınca her yıl Aralık Ayı içinde Resmi Gazete ile ilan edilir." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2001 yılı için % 53,2 (Elli üç virgül iki) olarak tespit edilmiştir.

Bu oran, aynı zamanda 2001 yılına ait son geçici vergi vergilendirme dönemi için de uygulanacaktır.

Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış bulunan tebliğler de yürürlüktedir.

Tebliğ olunur.









İçerik 1:

 

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin 10 numaralı bendinde "Bir hesap dönemi sonu itibariyle yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır.

Bu oran Maliye Bakanlığınca her yıl Aralık Ayı içinde Resmi Gazete ile ilan edilir." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2001 yılı için % 53,2 (Elli üç virgül iki) olarak tespit edilmiştir.

Bu oran, aynı zamanda 2001 yılına ait son geçici vergi vergilendirme dönemi için de uygulanacaktır.

Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış bulunan tebliğler de yürürlüktedir.

Tebliğ olunur.









İçerik 2:

 

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin 10 numaralı bendinde "Bir hesap dönemi sonu itibariyle yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır.

Bu oran Maliye Bakanlığınca her yıl Aralık Ayı içinde Resmi Gazete ile ilan edilir." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2001 yılı için % 53,2 (Elli üç virgül iki) olarak tespit edilmiştir.

Bu oran, aynı zamanda 2001 yılına ait son geçici vergi vergilendirme dönemi için de uygulanacaktır.

Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış bulunan tebliğler de yürürlüktedir.

Tebliğ olunur.









Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Perşembe, 2 Ocak, 1969 Adı: UID: 2QLED9NHNMZXF1ZO
İçerik:

55 sıra sayılı (Vergi Usul Kanunu) Genel Tebliğe ektir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 315 inci maddesi gereğince belli edilen; 30/12/1961 tarih ve 10997 sayılı Resmî Gazete'de 55 sıra sayılı genel tebliğe ekli olarak ilân edilmiş bulunan amortisman listesinin "Şişe ve Cam Sanayii" başlıklı VIII sayılı Özel Tablosunun, (b) pozisyonu aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı tabloya birde (c) pozisyonu eklenmiştir.

Bu yeni amortisman nisbetleri mezkûr Kanunun 318 inci maddesi uyarınca 1968 hesap döneminden başlıyarak ve anılan 55 sıra sayılı genel tebliğimizdeki açıklamaya göre uygulanacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.







 
Amortisman

Nisbeti %
b) Gazojan tesisleri, su tulumbaları ve kalıp (pik demirden mamul komple şişe kalıpları)
13
c) Fırınlar
20




(*) Güncelliği Kalmamıştır.

İçerik 1:

55 sıra sayılı (Vergi Usul Kanunu) Genel Tebliğe ektir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 315 inci maddesi gereğince belli edilen; 30/12/1961 tarih ve 10997 sayılı Resmî Gazete'de 55 sıra sayılı genel tebliğe ekli olarak ilân edilmiş bulunan amortisman listesinin "Şişe ve Cam Sanayii" başlıklı VIII sayılı Özel Tablosunun, (b) pozisyonu aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı tabloya birde (c) pozisyonu eklenmiştir.

Bu yeni amortisman nisbetleri mezkûr Kanunun 318 inci maddesi uyarınca 1968 hesap döneminden başlıyarak ve anılan 55 sıra sayılı genel tebliğimizdeki açıklamaya göre uygulanacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.







 
Amortisman

Nisbeti %
b) Gazojan tesisleri, su tulumbaları ve kalıp (pik demirden mamul komple şişe kalıpları)
13
c) Fırınlar
20




(*) Güncelliği Kalmamıştır.

İçerik 2:

55 sıra sayılı (Vergi Usul Kanunu) Genel Tebliğe ektir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 315 inci maddesi gereğince belli edilen; 30/12/1961 tarih ve 10997 sayılı Resmî Gazete'de 55 sıra sayılı genel tebliğe ekli olarak ilân edilmiş bulunan amortisman listesinin "Şişe ve Cam Sanayii" başlıklı VIII sayılı Özel Tablosunun, (b) pozisyonu aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı tabloya birde (c) pozisyonu eklenmiştir.

Bu yeni amortisman nisbetleri mezkûr Kanunun 318 inci maddesi uyarınca 1968 hesap döneminden başlıyarak ve anılan 55 sıra sayılı genel tebliğimizdeki açıklamaya göre uygulanacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.







 
Amortisman

Nisbeti %
b) Gazojan tesisleri, su tulumbaları ve kalıp (pik demirden mamul komple şişe kalıpları)
13
c) Fırınlar
20




(*) Güncelliği Kalmamıştır.

Resmi Gazete No: 23955 Resmi Gazete Tarihi: Cumartesi, 5 Şubat, 2000 Adı: UID: 2VTHETIJGGO56HVK
İçerik:

27 Ocak 2000 tarihli ve 4503 sayılı Kanunun(*) 10 uncu maddesi ile Vergi Usul Kanununa geçici 24 üncü madde eklenmiştir. Söz konusu madde ile 17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerin etkili olduğu Marmara Bölgesinde faaliyet gösteren kişilerle iktisadi ve ticari ilişkide bulunan mükelleflerin alacaklarının tahsilinde ortaya çıkan imkansızlıkların tevsikiyle ilgili olarak Vergi Usul Kanununun 322 ve 323 üncü maddelerinde belirtilen şartlar bu olaya münhasır olmak üzere hafifletilmektedir. Bir başka ifade ile bu maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde alacağın tahsili amacıyla borçlunun dava edilmesine veya icra yolu ile takibine gerek bulunmamakta ayrıca kanaat verici vesika kavramı genişletilmektedir.

Geçici 24 üncü maddenin uygulamasına ilişkin usuller ve 323 üncü maddede düzenlenen dava veya icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklarla ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

1. Geçici 24 üncü maddenin uygulanmasına ilişkin usul

Bu maddeye istinaden şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi veya değersiz alacak olarak doğrudan zarar yazılabilmesi için;

i. Borçlunun 17/8/1999 ve 12/11/1999 tarihlerinde meydana gelen depremden etkilenen il veya ilçelerde gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyet kaydı bulunması,

ii. Alacağın ticari veya zirai bir faaliyetle ilgili ve borçlunun faaliyette bulunduğu yerde meydana gelen deprem tarihinden önce doğmuş bulunması,

iii. Alacağın varlığının Vergi Usul Kanununda sayılan (fatura, sözleşme, müstahsil makbuzu, gider pusulası gibi) belgeler ile tevsiki ve bulunması halinde sipariş mektubu, irsaliye, alacak senedi, çek gibi belgelerle teyidi,

iv. Alacağın ilgili yılın kayıtlarına bir gelir unsuru olarak girmiş bir başka ifade ile hasılat kaydedilmiş ve katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilmiş olması,

Gerekmektedir.

Diğer taraftan borçlunun malvarlığında meydana gelen zarar derecesinin tespiti sırasında sigortadan alınan tazminat da zararı azaltan bir unsur olarak dikkate alınacaktır.

Geçici 24 üncü madde 31/12/1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiğinden(**) bu kapsamdaki alacaklar için 1999 yılı ile 31/12/1999 tarihinde biten geçici vergi dönemlerine ilişkin olarak karşılık ayrılması veya gider yazılması mümkün bulunmaktadır.

1.1. Şüpheli alacak karşılığı ayrılması

Yukarıda belirtilen hususların gerçekleştiği alacaklar için karşılık ayrılabilmesi borçlunun deprem nedeniyle malvarlığının en az üçte birini kaybettiğine ilişkin olarak açılacak tespit davası sonucunda verilecek karara bağlanmıştır.

Yetkili mahkemelerce verilen tespit kararına istinaden ayrılacak karşılığın 1999 yılı (özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2000 yılı) bilançosunda pasifte gösterilmesi gerekmektedir. Bu nedenle işletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerin alacakları için karşılık ayırmaları mümkün bulunmamaktadır.

Bu şekilde karşılık ayrılan alacakların daha sonra tahsil edilmeleri halinde, tahsil edildikleri yılda gelir yazılacakları tabiidir.

1.2. Değersiz alacaklar

1.2.1. Sulh belgesi

Geçici 24 üncü madde uyarınca alacaklı ve borçlunun her türlü muvazaadan ari olarak sulh olmaları ve bu anlaşmayı noterde düzenlemeleri halinde, bu belge alacağın değersiz hale geldiğine ilişkin kanaat verici belge olarak kabul edilecektir.

Öte yandan borçlunun bu belgeye istinaden alacaklının tahsilinden vazgeçtiği borcu için Vergi Usul Kanununun 324 üncü maddesinde düzenlenen vazgeçilen alacaklara ilişkin hükme uyacağı tabiidir.

1.2.2. Tasdik raporu

Geçici 24 üncü madde, borçlunun malvarlığının en az üçte birini kaybettiği hususunda 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensubunca düzenlenmiş tasdik raporunun kanaat verici vesika olarak kabul edilmesi konusunda Bakanlığımıza yetki vermektedir.

Bu hükme istinaden alacaklarını zarar yazacak mükelleflerin Yeminli Mali Müşavir tarafından düzenlenmiş olup borçlunun malvarlığının en az üçte birini kaybettiğini tespit eden raporu alacağın zarar yazıldığı döneme ilişkin beyannameye ek olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

Diğer taraftan miktarı 10 milyar lirayı aşmayan alacaklar; borçlunun malvarlığının en az üçte birini kaybettiğinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirce düzenlenmiş bir raporla tespiti ve ilgili dönem beyannamesinin bu kişi tarafından imzalanması halinde değersiz alacak olarak gider yazılabilecektir. Bu miktarın altında kalan alacaklar için Yeminli Mali Müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporlarına istinaden de zarar yazılabileceği tabiidir.

1.2.3. İl-ilçe idare kurulu kararı

Borçlunun çeşitli nedenlerle il veya ilçe idare kurullarından aldığı ve malvarlığındaki zarar derecesini gösteren belge de Bakanlığımızca tasdik raporu olarak değerlendirilecek bir başka ifade ile değersiz alacak uygulaması açısından kanaat verici vesika olarak kabul edilecektir.

Gerek sulh belgesine gerek tasdik raporu veya il-ilçe idare kurullarınca düzenlenen ve borçlunun malvarlığındaki zarar derecesine ilişkin belgeye istinaden alacaklarını doğrudan zarar yazacak mükelleflerin bilanço veya işletme hesabı esasında defter tutmalarının bir önemi bulunmamaktadır.

Öte yandan tasdik raporuna veya il-ilçe idare kurulu kararına göre zarar yazılan alacakların, borçluları tarafından 324 üncü maddede belirtilen özel karşılık hesabına alınması gerekmemektedir. Diğer bir anlatımla bu tür borçların kar-zarar hesabıyla ilgilendirilmemesi gerekmektedir.

2. Dava veya icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar

Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların belirlenmesinde her bir kişi veya kurum itibariyle alacağın takibi için yapılması gereken avukatlık ücreti, noter ve posta masrafı, yargı harcı gibi giderlerin toplamının dikkate alınması gerekmektedir.

Bu tür alacaklar için depremden zarar gören borçluya yazılan taahhütlü mektubun geri dönmüş olması halinde posta memurunun şerhini gösteren zarfın gerektiğinde ibraz edilmek üzere zamanaşımı süresince saklanması yeterli olup ayrıca ikinci bir yazı gönderilmesine gerek bulunmamaktadır.

Ayrıca borçlunun ikamet ve işyeri mahallinin kullanılamaz durumda olduğunun tespiti halinde bu tür küçük alacaklar için tebligat yoluna gidilmesi gerekmemektedir.

Tebliğ olunur.







(*) 29 Ocak 2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

(**) 4503 sayılı Kanunun 12 nci maddesi.

İçerik 1:

27 Ocak 2000 tarihli ve 4503 sayılı Kanunun(*) 10 uncu maddesi ile Vergi Usul Kanununa geçici 24 üncü madde eklenmiştir. Söz konusu madde ile 17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerin etkili olduğu Marmara Bölgesinde faaliyet gösteren kişilerle iktisadi ve ticari ilişkide bulunan mükelleflerin alacaklarının tahsilinde ortaya çıkan imkansızlıkların tevsikiyle ilgili olarak Vergi Usul Kanununun 322 ve 323 üncü maddelerinde belirtilen şartlar bu olaya münhasır olmak üzere hafifletilmektedir. Bir başka ifade ile bu maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde alacağın tahsili amacıyla borçlunun dava edilmesine veya icra yolu ile takibine gerek bulunmamakta ayrıca kanaat verici vesika kavramı genişletilmektedir.

Geçici 24 üncü maddenin uygulamasına ilişkin usuller ve 323 üncü maddede düzenlenen dava veya icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklarla ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

1. Geçici 24 üncü maddenin uygulanmasına ilişkin usul

Bu maddeye istinaden şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi veya değersiz alacak olarak doğrudan zarar yazılabilmesi için;

i. Borçlunun 17/8/1999 ve 12/11/1999 tarihlerinde meydana gelen depremden etkilenen il veya ilçelerde gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyet kaydı bulunması,

ii. Alacağın ticari veya zirai bir faaliyetle ilgili ve borçlunun faaliyette bulunduğu yerde meydana gelen deprem tarihinden önce doğmuş bulunması,

iii. Alacağın varlığının Vergi Usul Kanununda sayılan (fatura, sözleşme, müstahsil makbuzu, gider pusulası gibi) belgeler ile tevsiki ve bulunması halinde sipariş mektubu, irsaliye, alacak senedi, çek gibi belgelerle teyidi,

iv. Alacağın ilgili yılın kayıtlarına bir gelir unsuru olarak girmiş bir başka ifade ile hasılat kaydedilmiş ve katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilmiş olması,

Gerekmektedir.

Diğer taraftan borçlunun malvarlığında meydana gelen zarar derecesinin tespiti sırasında sigortadan alınan tazminat da zararı azaltan bir unsur olarak dikkate alınacaktır.

Geçici 24 üncü madde 31/12/1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiğinden(**) bu kapsamdaki alacaklar için 1999 yılı ile 31/12/1999 tarihinde biten geçici vergi dönemlerine ilişkin olarak karşılık ayrılması veya gider yazılması mümkün bulunmaktadır.

1.1. Şüpheli alacak karşılığı ayrılması

Yukarıda belirtilen hususların gerçekleştiği alacaklar için karşılık ayrılabilmesi borçlunun deprem nedeniyle malvarlığının en az üçte birini kaybettiğine ilişkin olarak açılacak tespit davası sonucunda verilecek karara bağlanmıştır.

Yetkili mahkemelerce verilen tespit kararına istinaden ayrılacak karşılığın 1999 yılı (özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2000 yılı) bilançosunda pasifte gösterilmesi gerekmektedir. Bu nedenle işletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerin alacakları için karşılık ayırmaları mümkün bulunmamaktadır.

Bu şekilde karşılık ayrılan alacakların daha sonra tahsil edilmeleri halinde, tahsil edildikleri yılda gelir yazılacakları tabiidir.

1.2. Değersiz alacaklar

1.2.1. Sulh belgesi

Geçici 24 üncü madde uyarınca alacaklı ve borçlunun her türlü muvazaadan ari olarak sulh olmaları ve bu anlaşmayı noterde düzenlemeleri halinde, bu belge alacağın değersiz hale geldiğine ilişkin kanaat verici belge olarak kabul edilecektir.

Öte yandan borçlunun bu belgeye istinaden alacaklının tahsilinden vazgeçtiği borcu için Vergi Usul Kanununun 324 üncü maddesinde düzenlenen vazgeçilen alacaklara ilişkin hükme uyacağı tabiidir.

1.2.2. Tasdik raporu

Geçici 24 üncü madde, borçlunun malvarlığının en az üçte birini kaybettiği hususunda 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensubunca düzenlenmiş tasdik raporunun kanaat verici vesika olarak kabul edilmesi konusunda Bakanlığımıza yetki vermektedir.

Bu hükme istinaden alacaklarını zarar yazacak mükelleflerin Yeminli Mali Müşavir tarafından düzenlenmiş olup borçlunun malvarlığının en az üçte birini kaybettiğini tespit eden raporu alacağın zarar yazıldığı döneme ilişkin beyannameye ek olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

Diğer taraftan miktarı 10 milyar lirayı aşmayan alacaklar; borçlunun malvarlığının en az üçte birini kaybettiğinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirce düzenlenmiş bir raporla tespiti ve ilgili dönem beyannamesinin bu kişi tarafından imzalanması halinde değersiz alacak olarak gider yazılabilecektir. Bu miktarın altında kalan alacaklar için Yeminli Mali Müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporlarına istinaden de zarar yazılabileceği tabiidir.

1.2.3. İl-ilçe idare kurulu kararı

Borçlunun çeşitli nedenlerle il veya ilçe idare kurullarından aldığı ve malvarlığındaki zarar derecesini gösteren belge de Bakanlığımızca tasdik raporu olarak değerlendirilecek bir başka ifade ile değersiz alacak uygulaması açısından kanaat verici vesika olarak kabul edilecektir.

Gerek sulh belgesine gerek tasdik raporu veya il-ilçe idare kurullarınca düzenlenen ve borçlunun malvarlığındaki zarar derecesine ilişkin belgeye istinaden alacaklarını doğrudan zarar yazacak mükelleflerin bilanço veya işletme hesabı esasında defter tutmalarının bir önemi bulunmamaktadır.

Öte yandan tasdik raporuna veya il-ilçe idare kurulu kararına göre zarar yazılan alacakların, borçluları tarafından 324 üncü maddede belirtilen özel karşılık hesabına alınması gerekmemektedir. Diğer bir anlatımla bu tür borçların kar-zarar hesabıyla ilgilendirilmemesi gerekmektedir.

2. Dava veya icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar

Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların belirlenmesinde her bir kişi veya kurum itibariyle alacağın takibi için yapılması gereken avukatlık ücreti, noter ve posta masrafı, yargı harcı gibi giderlerin toplamının dikkate alınması gerekmektedir.

Bu tür alacaklar için depremden zarar gören borçluya yazılan taahhütlü mektubun geri dönmüş olması halinde posta memurunun şerhini gösteren zarfın gerektiğinde ibraz edilmek üzere zamanaşımı süresince saklanması yeterli olup ayrıca ikinci bir yazı gönderilmesine gerek bulunmamaktadır.

Ayrıca borçlunun ikamet ve işyeri mahallinin kullanılamaz durumda olduğunun tespiti halinde bu tür küçük alacaklar için tebligat yoluna gidilmesi gerekmemektedir.

Tebliğ olunur.







(*) 29 Ocak 2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

(**) 4503 sayılı Kanunun 12 nci maddesi.

İçerik 2:

27 Ocak 2000 tarihli ve 4503 sayılı Kanunun(*) 10 uncu maddesi ile Vergi Usul Kanununa geçici 24 üncü madde eklenmiştir. Söz konusu madde ile 17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerin etkili olduğu Marmara Bölgesinde faaliyet gösteren kişilerle iktisadi ve ticari ilişkide bulunan mükelleflerin alacaklarının tahsilinde ortaya çıkan imkansızlıkların tevsikiyle ilgili olarak Vergi Usul Kanununun 322 ve 323 üncü maddelerinde belirtilen şartlar bu olaya münhasır olmak üzere hafifletilmektedir. Bir başka ifade ile bu maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde alacağın tahsili amacıyla borçlunun dava edilmesine veya icra yolu ile takibine gerek bulunmamakta ayrıca kanaat verici vesika kavramı genişletilmektedir.

Geçici 24 üncü maddenin uygulamasına ilişkin usuller ve 323 üncü maddede düzenlenen dava veya icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklarla ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

1. Geçici 24 üncü maddenin uygulanmasına ilişkin usul

Bu maddeye istinaden şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi veya değersiz alacak olarak doğrudan zarar yazılabilmesi için;

i. Borçlunun 17/8/1999 ve 12/11/1999 tarihlerinde meydana gelen depremden etkilenen il veya ilçelerde gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyet kaydı bulunması,

ii. Alacağın ticari veya zirai bir faaliyetle ilgili ve borçlunun faaliyette bulunduğu yerde meydana gelen deprem tarihinden önce doğmuş bulunması,

iii. Alacağın varlığının Vergi Usul Kanununda sayılan (fatura, sözleşme, müstahsil makbuzu, gider pusulası gibi) belgeler ile tevsiki ve bulunması halinde sipariş mektubu, irsaliye, alacak senedi, çek gibi belgelerle teyidi,

iv. Alacağın ilgili yılın kayıtlarına bir gelir unsuru olarak girmiş bir başka ifade ile hasılat kaydedilmiş ve katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilmiş olması,

Gerekmektedir.

Diğer taraftan borçlunun malvarlığında meydana gelen zarar derecesinin tespiti sırasında sigortadan alınan tazminat da zararı azaltan bir unsur olarak dikkate alınacaktır.

Geçici 24 üncü madde 31/12/1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiğinden(**) bu kapsamdaki alacaklar için 1999 yılı ile 31/12/1999 tarihinde biten geçici vergi dönemlerine ilişkin olarak karşılık ayrılması veya gider yazılması mümkün bulunmaktadır.

1.1. Şüpheli alacak karşılığı ayrılması

Yukarıda belirtilen hususların gerçekleştiği alacaklar için karşılık ayrılabilmesi borçlunun deprem nedeniyle malvarlığının en az üçte birini kaybettiğine ilişkin olarak açılacak tespit davası sonucunda verilecek karara bağlanmıştır.

Yetkili mahkemelerce verilen tespit kararına istinaden ayrılacak karşılığın 1999 yılı (özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2000 yılı) bilançosunda pasifte gösterilmesi gerekmektedir. Bu nedenle işletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerin alacakları için karşılık ayırmaları mümkün bulunmamaktadır.

Bu şekilde karşılık ayrılan alacakların daha sonra tahsil edilmeleri halinde, tahsil edildikleri yılda gelir yazılacakları tabiidir.

1.2. Değersiz alacaklar

1.2.1. Sulh belgesi

Geçici 24 üncü madde uyarınca alacaklı ve borçlunun her türlü muvazaadan ari olarak sulh olmaları ve bu anlaşmayı noterde düzenlemeleri halinde, bu belge alacağın değersiz hale geldiğine ilişkin kanaat verici belge olarak kabul edilecektir.

Öte yandan borçlunun bu belgeye istinaden alacaklının tahsilinden vazgeçtiği borcu için Vergi Usul Kanununun 324 üncü maddesinde düzenlenen vazgeçilen alacaklara ilişkin hükme uyacağı tabiidir.

1.2.2. Tasdik raporu

Geçici 24 üncü madde, borçlunun malvarlığının en az üçte birini kaybettiği hususunda 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensubunca düzenlenmiş tasdik raporunun kanaat verici vesika olarak kabul edilmesi konusunda Bakanlığımıza yetki vermektedir.

Bu hükme istinaden alacaklarını zarar yazacak mükelleflerin Yeminli Mali Müşavir tarafından düzenlenmiş olup borçlunun malvarlığının en az üçte birini kaybettiğini tespit eden raporu alacağın zarar yazıldığı döneme ilişkin beyannameye ek olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

Diğer taraftan miktarı 10 milyar lirayı aşmayan alacaklar; borçlunun malvarlığının en az üçte birini kaybettiğinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirce düzenlenmiş bir raporla tespiti ve ilgili dönem beyannamesinin bu kişi tarafından imzalanması halinde değersiz alacak olarak gider yazılabilecektir. Bu miktarın altında kalan alacaklar için Yeminli Mali Müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporlarına istinaden de zarar yazılabileceği tabiidir.

1.2.3. İl-ilçe idare kurulu kararı

Borçlunun çeşitli nedenlerle il veya ilçe idare kurullarından aldığı ve malvarlığındaki zarar derecesini gösteren belge de Bakanlığımızca tasdik raporu olarak değerlendirilecek bir başka ifade ile değersiz alacak uygulaması açısından kanaat verici vesika olarak kabul edilecektir.

Gerek sulh belgesine gerek tasdik raporu veya il-ilçe idare kurullarınca düzenlenen ve borçlunun malvarlığındaki zarar derecesine ilişkin belgeye istinaden alacaklarını doğrudan zarar yazacak mükelleflerin bilanço veya işletme hesabı esasında defter tutmalarının bir önemi bulunmamaktadır.

Öte yandan tasdik raporuna veya il-ilçe idare kurulu kararına göre zarar yazılan alacakların, borçluları tarafından 324 üncü maddede belirtilen özel karşılık hesabına alınması gerekmemektedir. Diğer bir anlatımla bu tür borçların kar-zarar hesabıyla ilgilendirilmemesi gerekmektedir.

2. Dava veya icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar

Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların belirlenmesinde her bir kişi veya kurum itibariyle alacağın takibi için yapılması gereken avukatlık ücreti, noter ve posta masrafı, yargı harcı gibi giderlerin toplamının dikkate alınması gerekmektedir.

Bu tür alacaklar için depremden zarar gören borçluya yazılan taahhütlü mektubun geri dönmüş olması halinde posta memurunun şerhini gösteren zarfın gerektiğinde ibraz edilmek üzere zamanaşımı süresince saklanması yeterli olup ayrıca ikinci bir yazı gönderilmesine gerek bulunmamaktadır.

Ayrıca borçlunun ikamet ve işyeri mahallinin kullanılamaz durumda olduğunun tespiti halinde bu tür küçük alacaklar için tebligat yoluna gidilmesi gerekmemektedir.

Tebliğ olunur.







(*) 29 Ocak 2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

(**) 4503 sayılı Kanunun 12 nci maddesi.

Sayfalar